|
Genç kız dalgın
ve hüzünlü bir şekilde parkta
yürürken, önce hafiften yağmur
sesine benzer bir su sesi duydu, bu
güzel havada olacak şey değildi.
Yakınlardan gelen fısırtıyı duyduğu
zaman sağa sola bakınmaya başladı.
Derken eteklerinin ve bacaklarının
ıslanmaya başladığını fark etti.
Parkta, sürekli dönerek çimleri
sulayan bir fıskiyenin yanından
geçiyordu ve gittikçe daha fazla
ıslanıyordu.
Bir an durdu ve şu dertli
halinde başına gelen bu talihsiz
olayı kısa bir süre düşündü daha
sonra hiç beklenmedik bir şekilde
yüzünde gülücükler açtı ve kız
koşmaya başladı. Koşarken önce
ayakkabılarını çıkardı ve daha sonra
çantasını bir kenara fırlattı,
hayatı boyunca yapmak istediği şeyi
yapıyor ,çimlerin üzerinde yalınayak
koşuyordu. Çimlerin arasında ufak
tefek çukurlar içerisinde bulunan su
birikintilerini gördüğü zaman, ya
gidip ayağıyla suya vuruyor, ya da
suyun içinde zıplıyordu. Ayakları,
bacakları, eteği ve hatta üzerindeki
tişörtü bile sırılsıklam olmuştu.
Çevreden geçenler ona deli
gözüyle bakıyorlardı. Genç kız
gülerek bir o yana bir bu yana
koşarken birden durdu. Herkes
yaptığı kafasına dank etti galiba
derken, hiç beklenmedik bir şey
yaptı. Kendini sırt üstü ıslak
çimlerin üzerine attı. Artık sular
eline, yüzüne bütün vücuduna aynı
anda çarpıyordu. Kız hem suyun hem
de güneşin etkisiyle gözlerini
kapamış ve hâlâ gülümsüyordu. Daha
yazın başında olmasına rağmen
güneşin sıcaklığı ıslak vücudunu
ısıtıyordu. Kız sadece gülümsüyor ve
hiç kıpırdamadan yatıyordu.
Gelip geçenler:
-
Kesin deli bu,
-
Hiç akıllı insan ıslak ıslak
çimenlere yatar mı?
gibi laflar ediyorlardı.
Kız bunları duymasına rağmen hiç
aldırmıyor hatta kendi kendine
gülüyordu. Neden sonra kız güneşin
etkisini artık hissetmediği fark
etti, yavaş yavaş gözlerini
açtığında, güneşin gözünü
acıtmadığını gördü, ne olduğunu
anlamak için başını sağa sola
oynattığı zaman, kafasında birinin
dikilmiş olduğunu ve adamın
gölgesinin üzerine düştüğünü fark
etti. Adamın kafası tam güneşin
önene geldiği için yüzünü seçemiyor
fakat kim olduğunu da hiç mi hiç
önemsemiyordu.
İçinden:
-
Herhalde parkın bekçisidir, biraz
dikilir sonra gider
diye geçirdi.
Fakat adam hiç kıpırdamıyor
öylece ona bakıyordu. Kız içindeki
hüzne rağmen yaşadığı bir anlık
mutluluğu bozmak istemediği halde hafifçe
doğruldu ve adama baktı. Adam sertçe
kızı kolundan kavradı ve bir hamlede
ayağa kaldırdı. Göz göze
geldiklerinde kız dona kalmıştı.
Yaşadığı şaşkınlık gözlerinden
okunuyordu. Ürkek ve şaşkın bir
şekilde ağzından şu kelime çıktı
Baba?!
Adam çok sakin gibi görünmesine
rağmen birden sağ elini kaldırdı,
yapabildiği kadar gerildi ve olanca
hızıyla kıza bir tokat attı. Tokadın
etkisiyle kız savruldu ve yere düştü,
bir an gözleri karardı, hafifçe ve
ürkerek gözlerini araladığında hâlâ
ne olduğunun farkında değildi. Sağa
sola bakındı ve nerede olduğunu
anlamaya çalıştı. Sonra yakınlardan
bir yerden kızgın bir ses duyuldu:
-
Kııızzz kör olmayasıca yataktan mı
düştün yine?! |